Yalnızlık nedir?

2014-04-09 08:41:00

Konuşacak çok şeyin olduğu halde anlatacak kimse olmamasıdır yalnızlık.. Kimsesizlikten kaynaklanmaz aslında. Kimsesizlik diye bir kavram yok çünkü.Hiçkimsenin olmadığı yerde hayali arkadaş vardır; hayali arkadaşı da kaybetmektir yalnızlık. Biraz inatçılıktır; kabul etmemektir, hatalarını ve kaybettiklerini; yaşını mesela, bir yılını daha ve bir yılı daha..Koşuşturmak adı verdiğin kendi etrafında ve iş-ev arasında dönüp hiçbir şey üretmemektir. Kitap okumayı bırakmaktır ya da okuduğunu sanıp sayfaları çevirmektir. Etrafındakile teker teker azalırken yine konuşmamaktır " gitme" diyememektir. Sanki dünler daha güzeldi demektir ve saçını boyamaktır, beyazlarını kapamak için.. Sevdiklerinin seni terslemesidir bazen; " senden beklemezdim"lerin çoğalmasıdır ve "yeter" demektir; hesap etmeden alkolün 3 kadehinde, sigaranın dumanında illa ki en az bir kez aklına geleceğini. Hep yanlış anlaşımaya sebep " ne deolsa beni tanıyor o" duygusuna kaptırıp ağzımızdn çıkanları tarmamaktan ibaret olur bazen.. Gariptir ki bazen tarıp konuştuğunuz da "neden yanlış anlıyacakmışım" diyerek yine sitem göstermesidir karşınızdakinin. İster uzun uzun yaz ister kısacca anlat yine de manasız gelmektir hem kendine hem de karşındakine konuşmalar... Yalnızlık bir duygudur, sevgi gibi korku gibi gülümsemek gibi. Doğaldır yani.. Ama ne var ki tıpkı cenaze de en olmadık yerde acıdan gülmeye başlamak gibi karmaşık bir zamanda olmaması gereken zamanda olur bazen ve sakinleşmeye çalışmaktan başka hiçbir şey gelmez elinden.. Yalnızlık, konuşamamaktır; kendinle bile. Devamı

en son sen gider gibiydin...

2011-07-07 23:37:00

En son sen gider gibiydin İçimden bir şey gelmiyor dedin. Nasıl oldu kime dokundum Ne gördüm ne düşündüm Hatırlamıyorum bile. Gideceğin korkusuyla, kum tadındaydı her şey. Birkaç saniye geçmedi aradan "Ben gidiyorum!" dedim sana Senin gibi yarım ağızla da değil Kalktım yerimden Döndüm ardımı gittim. Bana yakıştıramamışsındır sen bunu Sana da yakışmamıştı aslında ayrılmak Yakışık almadı ikimize de…                           Devamı

HAYAT sille tokat çalışan bir mekanizma…

2011-04-19 09:47:00

      Neyi alıp nereye koyduğuna bakıyor önce. Müsait! Bir anınızda yerine koyduğunuz şeye bir koyuyor her şey darmaduman! Rahat zaten o durduğu yerde. Yapması gerekeni de biliyor, mekanizma olduğu için programlanmış zaten.  Elinde kocaman bir sandviçle oturmuş koca göbekli, obur, dört gözünü açmış sizin yerine oturttuğunuz taşlara bakıp ağzı doluyken kahkaha atan bir reyting izleyicisi sanki. Az sonra o oturttuğunuz taşı alacak ve belki hiç ulaşamayacağınız belki ulaşsanız bile hal bırakmayacak kadar yoracak bir uzaklığa atacak taşı. Ve tüm bunlar olurken siz başka bir taşı yerine oturtmakla meşgul olacaksınız. Sizinde hep içinizde nerden geldiğini bilmediğiniz uyuz bir kıllanma yok mudur? “ulan bir şey olacak ama ne?” diye... Elinin körü olacak ne olacak biraz düşün olacakları anlarsın. Evet tahmin ettiğini gibi tabii ki yine AYNI şeyler? Sırası karışık olarak şöyle; işi rayına oturttunuz diyelim. Sen bi yorgunluk kahvesi iç birazdan o kahve burnundan gelecek! Aile de bir şeyler çalkalanıyordur çünkü o esnada. Akşama savaş var demektir bunun manası bir karmaşa yaşarsınız. Onu da hallettim derken birden “özel hayatınız!” da bir sorunlar sinsilesi çıkar; biri birinden bişey duymuşlara gelirsiniz izah edip kendinizi manasızca korumaya çalışırsınız ve bu tüm haftanızı alır bu daha da fenası! Pekala bunun da üstesinden geldin sırada en önemlisi sağlık! Vücudunda bir yerlerde tehlike çanları çalar misal çok önemli bir toplantı var sizin dişinizin ağrısı tutar, sesini kısılır ya da hafta sonu doğum günü vardır siz elinizde ıhlamur ve selpak sör vayvır izlersiniz küfrederek. Bu kadar sorunla boğuşurken soğukta kaldığınızı unutmuşsunuzdur bir telefon konuşmasında çünkü. Hastane... Devamı

biz..siz...

2010-10-26 22:58:00

Biz kaybedenlerdendik.Yalnız diye isimlendirilenlerden. Hani hiç uzun süreli ilişkisi olmadı diye hayıflananlardan ya da "olsa ne olur bitti işte" diyenlerden. Geride kalmayı seçenlerden. Biz kızgın, biz korkak, biz güçlü, biz buruk gülümseyen. Belki bu kez he! diyerek avunanlardan sonra avuntusuna sövenlerdendik. Geçmişe takılmadan giden ama geçmişten gelenlerlerin gölgesiyle kuşkululardan. Düşünen,okuyan,çizen; hatta bazaen yaratan hiç yoktan; mutluluğu,karamsarlığı,melankoliyi.. Bendeniz, Nilüfer dinleyenlerden.. Bizi de sevenler olmuştur elbet bizim bir türlü sevemediklerimiz olanlardan.. Nikah törenlerinde alkışlayanlardandık biz.. "Dur canım daha yaşın kaç?" diyenleri dinleyenlerden .. -Şahsıma munhasır- 29 olanlardan ya da onu da devirenlerden.. Biz içip içip dağıtan "gününü gün" edip vaktini harcayanlardan. Boş vakitlerine kaputbezi muammelesi görüp hayatının orasına burasına sokulanlardan.. sonra nefes alamıyorum diye çöpe atılan tek kullanımlık kondomlar halini aldık.. biz beceriksiz olduk; devrine göre ayak uyduramadık diye; iki yalan kelimeyi yanyana getiremedik diye.. Adam asmaca oynar gibi "HAYAT" ı iki sesli iki üç sessizden ibaret olduğunu kabul etmedik diye çok şey bekleyenlerdendik. Biz yalnız değildik adımız öyle anıldı; bir eşe dosta takdim edilirken.. pazarlığa çıkardığımız yalnızlığımızın bir kısmını satın almak istedi karşımıza çıkan bize aşık olan kişi de. Paydamız payımızdan büyüktü yani.. Ama'yla başlayan şartlı - koşullu  birlikteliklerimiz oldu. AMAlarında boğulduk bazan kaçtı dediler ardımızdan..Soğuk olduk bazan; ellerimizi tutanı kışın bile elimizin "sıcak"lığını farkedince şaşırttığımız. Biz burnundan kıl aldırmayan olduk nazikça... Devamı

gidiyordun ve benim haberim yoktu..

2010-09-03 22:35:00

planladın mı gidişini önceden acaba. gidişinin ardından aklıma sonradan geldi bu! herhalde kendimi geçiştirmek için yarattım bu oyunu; neden gitti değil nasıl gitti oyunuydu. Nedenlerinle boğulmak yerine Nasıl'larınla son hallerinin hayalini kurarak kelimeleri azalttım içimde..Oturup bir deftere mi karaladın veda sözlerini mesela! ezberedin mi söyleyeceklerini. Danıştın mı eşe dosta; daha önce gidilmişe " sana ne dedi giderken?" diye sordun mu. Yanlış bir şey söylemekten korktun mu? yani aslında kırmamak için laf çevirmelere mi girecektin, yoksa ne olacaksa olsun diyerek bakkaldan bir ekmek ister gibi, kayıtsız mıydın? uykun kaçtı mı? bir gün önce ya da bir gün sonra? plansız yaşamayı severdin yoksa bu ayrılıkta spontane mi gelişti? aslında niyetin bu değildi de ağzından mı kaçırdın. İlk günden mi hsaplamıştın çıkmazlarımızı ve ilk günde mi başladın bu sinema repliklerinden çırpma sahneyi? ne çok soru işareti oldu değil mi.. Şimdi ne anlatmak istediğimi anlamışsındır belki; gidişinin Neden lerinde takılı kalmadım ben.. her zaman çözüm vardır diye yaşadım hep; ölümden başka.. Nasıl gitti'de kalıyor insan.. Ne fark eder dedi bir arkadaşım.. Değerin kadar fark eder dedim.. Değerine ne kadarsa o kadar basit olur Nasıl gittiği..   bir çok duvar yazısı görmüştüm.. ama eski sokağın dibinde belki de sadece benim gibi bir delinin geçeceği bir sokaktan geçerken eski duvarda yazmıştı bunu. Şaşırdım.. gülümsedim.. ezbere aldım.. yüreğimden başka bir sokağa saptım.. Devamı